05 12 2011

esef

gerçeğe ne denli yaklaştığının farkında olmayan genç kadın, gözlerinin göremediği şeylerin hayaliyle uyurdu her gece. oysa istese görmekten de ötesini elde edebilecekti. istediği farklı bir şey olabilirdi, ama gerçekleştirdikten sonra da farklı bir şey istemeye devam edecekti...
aklı zorlanıyordu, kafası iiyce karışıyordu. bu karışıklık, bu çeşitlilik, nedense O'nu karamsarlığa itiyordu. O, tek bir şey istediğini sanıyordu ama bilmiyordu; benliği tek bir şeye razı olsa da ruhu bununla yetinmeyecekti... ve aklına saçma emirler yağdıracaktı... bu iç çatışma, tarafların belirginleşmesiyle iyice alevlenecekti.
aklı ironilerle dalga geçiyordu, ironiler ütopya gibi görünüyordu. umursamazlık diz boyuydu; sadece başka insanlar umursasın diye umursamazlık sergileri açılıyordu. sergilenen eserler arasında, klişeleşmiş antikalar kelepir fiyatlara alıcı buluyordu...
rüyalarından çektiği görüntüler korsan yayıncıların eline geçmişti, duymaktan çekinmiyordu; en son birkaç gün önce, casuslar gizlice konuşmalarını dinleyip şantaj yapmışlardı O'na... artık nefes almak bile tedirginlik sebebiydi. paranoyak bir tavırla korkuyordu hayattan. gerçekten korkuyor muydu? yoksa abartıyor muydu?


                                                                                                    2003, izmir.

biraz da gelecekte tanıyacağım O'na yazılmış bir mektup gibi.

0 tıkırtı: